21 Eylül 2015 Pazartesi

ne diyim?



Geçen yolda gördüm birini
sana benzettim.

Kırktı seni en son gördüğüm
saçlarına o kadar ak düştü mü bilemedim.

Gömleğinin ütüsünü,
uzun ömürdür denilen
koca kulaklarına sabitlediğin gözlüğünü,
köşeyi dönüşünü,
bir daha seni göremeyişimi benzettim.

Kırktan önceki yıllarını benzettim.

Arka balkonda sigara içişini
karpuzu dilimiyle yiyişini
zerdali çekirdeğini taşla kırıp uzatışını
Menemenin biberini az doğrayışını
yüzüstü uzanmış kitaba bakışını
uzun yollarda
yolun uzunluğu kadar konuşuşunu
buradan yılan çıkar dikkat et deyişini
evden çıkınca
apartman merdivenlerinde ayakkabı bağcığını bağlayışını
koliler içinde Almanca kitabı arayışını
NTV radyo dinleyişini
ateşin çıkınca bir tomar anahtarı bana emanet edip
bir daha asla o kapıları bulamayışını
Çiftlikte
önünden tren geçerken
raylar önünde beklettiğin araba direksiyonunda
sen gittiğinden beri iyi baktığım ellerinden
sağ olanı
 sola doğru asilce  tutuşunu benzettim.

...

O kadar ak düşmemiştir dedim.